Ocak 6, 2007 - GÖZLERİN
GÖZLERİN Gözlerin gözlerin gözlerin ister hapisaneme, ister hastaneme gel, gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte, şu mayıs ay sonlarında öyledir işte Antalya tarafında ekinler seher vakti. Gözlerin gözlerin gözlerin kaç defa karşımda ağladılar çırılçıplak kaldı gözlerin altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak, fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar. Gözlerin gözlerin gözlerin, gözlerin bir mahmurlaşmaya görsün sevinçli bahtiyar alabildiğine akıllı ve mükemmel dillere destan bir şeyler oluyor dünyaya sevdası insanın. Gözlerin gözlerin gözlerin, sonbaharda öyledir işte kestanelikleri BursaÕnın ve yaz yağmurundan sonra yapraklar ve her mevsim ve her saat İstanbul. Gözlerin gözlerin gözlerin, gün gelecek gülüm, gün gelecek, kardeş insanlar birbirine senin gözlerinle bakacaklar gülüm, senin gözlerinle bakacaklar.
*** Yıldızlar yandı Sizi seviyorum. Gece uyandı Sizi seviyorum. İki yüreğimiz iki insandı Sizi seviyorum Bizden aynı iki insan. Ne kadar benziyorlar size Ne kadar benziyorlar bana Ne kadar bize benzemiyorlar. Bizden iyi Bizden çocuk Bizden cesur. Biz yüreklerimizden çok akıllıyızdır, Hesaplı ve fitne fücur. Şüphe eden biziz, inanan biz, İhtimaller ve korkular bizim içindir Hasret bizim için. Ve hattâ biziz ağlayan ve gülen. Yüreklerimize bühtan etmeyelim, Sevmekten gayrı şey bilmez yüreklerimiz.
Gözümün nuru canım sultanım Sizi seviyorum, Piraye Hanım Sizi seviyorum.
*** Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi Geceleyin ateşler içinde uyanarak Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi, Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz, Telâşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi, Seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi. İstanbulÕda yumuşacık kararırken ortalık İçimde kımıldanan bir şeyler gibi, Seviyorum seni "Yaşıyoruz çok şükür!" der gibi.
*** Her günüm mis gibi dünya kokan bir kavun dilimi Senin sayende. Bütün yemişler elime güneştenmişim gibi uzanıyor Senin sayende. Senin sayende yalnız umutlardan alıyorum balımı. Yüreğimin çalışı senin sayende. En yalnız akşamlarım bile duvarında gülen bir Anadolu kilimi Senin sayende. Şehrime ulaşmadan bitirirken yolumu Bir gül bahçesinde dinlendim senin sayende Senin sayende, içeri sokmuyorum En yumuşak urbalarını giyip Büyük rahatlığa çağıran türküleriyle kapımı çalan ölümü.
NAZIM HİKMET RAN
|